Önceki yazımda şirketleri iş güvenliği için ikna etmekten bahsetmiştim. Şirketleri, iş güvenliği konusunda ikna etmenin en kısa yolu onları korkutmaktır. Bu aslında ikna etmek yerine zorlamak olarak da ifade edilebilir. İş güvenliği konusuna önem vermediklerinde başlarına gelebilecek olayları değil de karşılaşacakları cezalar veya diğer yaptırımları göstermek onları ikna etmenin kolay ancak geçici bir yoludur.

Cezalar Ne Kadar Caydırıcı Olabilir ?

İş güvenliği mevzuatında yer alan yükümlülüklerin her biri için bir ceza belirlenmiştir. 2016 yılı için idari para cezaları listesini bu linkten görebilirsiniz. Kendisine göre son derece önemsiz gibi görünen işler için böyle büyük sayılabilecek para cezalarının olduğu gören yönetici veya işverenler, iş güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmeye daha sıcak bakacaklardır. Kimse basit bir eğitim yüzünden kişi başı 500 TL ceza ödemek istemez.

Bu yöntem iş güvenliği mevzuatı ile yeni tanışan şirketler için ilk dönemlerde başarılı olur. 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu yürürlüğe girdiği ve tüm işyerlerine risk değerlendirme yapma zorunluluğu getirildiği yıl, gerek osgb gerekse belediyelerin baskısıyla büyük küçük tüm işletmeler risk değerlendirme yaptırdı. Şu anda ise bir çoğu iş güvenliği hizmeti bile almıyor.

Yaptırımların Yetersiz Kalması

Yeterli ve sürekli denetim mekanizması gelişmiş olmayan Türkiye gibi ülkelerde şirketler zaman içinde risk almaya yönelirler. Risk değerlendirme yaptıran işletmeler örneğinde olduğu gibi bir süre sonra yaptıkları harcamanın onlara somut bir katkısı olmaması ve hiç bir kurumun denetlemeye gelmemesi nedeniyle bu masraftan kaçmanın yolunu ararlar.

Denetim eksikliği ve somut faydayı tam olarak görememelerine ek olarak ortaya koyulan bir çok riskin daha önce gerçekleşmemiş olmasından da güç alarak bir çok önlemi göz ardı etmeye başlarlar. Örneğin bir çok işletme hidrofor muayenesi yaptırmaktan kaçınır çünkü bu güne kadar hiç hidroforları patlamamıştır.

Param Var Benim ! Çok Param Var !

Tüm bunların yanında bir de alacakları cezalar yaptıkları işten elde ettikleri kar karşısında önemsiz boyutlarda kalan şirketler vardır. Bu şirketler, arkalarında olması muhtemel siyasi gücün de verdiği güvenle iş güvenliği önlemlerini hiçe sayarlar. Bunu sık sık inşaat şirketlerinde yaşanan ölümlü kazalarda da görebiliyoruz. Öyle büyük kâr ediyorlar ki, bir çalışan hayatını kaybettiğinde karşılaşacakları maddi zararı ve tazminatları gözden çıkarabiliyorlar. Böyle şirketleri cezalarla ikna etmeniz veya korkutmak imkansızdır.

Tıpkı emniyet şeridinden giden lüks bir Mercedes gibi. Yakalanırsa ödeyeceği 300 liralık ceza onu hedefine daha hızlı ulaşmaktan alıkoyamaz.

Ne Yapmalı ?

Şirketleri kısa yoldan ikna etmek, kalıcı bir yöntem değildir. Uzun süre devam edildiğinde hiç bir faydası da olmaz. Ben bu yöntemi antibiyotik kullanımına benzetiyorum. Kısa vadede işe yarar bir yöntem ancak sorunların temeline inip şirketlerin algılarını değiştirmenin, yapacakları değişimin onlara gerçekten faydalı olduğunu anlatmanın yolu bulunmazsa uçucu bir yöntem.

Ceza ve yaptırımlarla ikna ettiğiniz şirketlerde, hızlı ve planlı bir şekilde cezalar dışında uğrayacakları zararları göstermenin yolunu bulmalısınız. Bunun yöntemlerini de şirketleri uzun yoldan ikna etmenin yolları adlı yazımda anlatacağım.

  • Şirketleri İş Güvenliği İçin İkna Etmek

    Türkiye’de iş güvenliği alanında ilk düzenlemeler cumhuriyet döneminin çok öncesine,…
Daha Fazla Benzer Yazı
Load More In İnceleme

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Check Also

Taşınırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bu yazıda neler var ?Taşınma Öncesinde Yapılması GerekenlerEşya Kolileme ve EtiketlemeMobi…